27 Mayıs 2014 Salı

YENİ GELİŞMELER VE YENİ KARARLAR; Ankara 4. İdare Mahkemesi, 17. İdare Mahkemesi ve 9. İdare Mahkemesi Kararları

T.C.
ANKARA
4. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2013/626
DAVACILAR: 
1- MEHMET BİLGİÇ
2- İSMAİL AKPINAR
3- BİRSEL ÜSTEL
VEKİLİ: AV. EMRE BATURAY ALTINOK
Uğur Mumcu Sokak 54/8 Gaziosmanpaşa-Çankaya / ANKARA
Mahkememizin yukarıda belirtilen esas nosunda açılan davada, 19.06.2013 tarihli ara kararı ile niyabetimde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiğinden bilirkişi incelemesinin yapılabilmesi için 2.000,00 TL bilirkişi ücreti avansının Mahkememiz veznesine (10) gün içerisinde yatırılması gerektiği hususu tebliğ olunur. 25/06/2013
HÂKİM: İsmail ÖZTÜRK, 101769
Ey/25.06.2013 - Bu döküman elektronik imzalı değildir !
*
T.C.
ANKARA
17. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2013/536
YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEYENLER (DAVACI) : 
1- BİRSEL ÜSTEL
2- İSMAİL AKPINAR
3- MEHMET BİLGİÇ
[VEKİLİ] : Av. Emre Baturay ALTINOK
Uğur Mumcunun Sokak 54/8 Gaziosmanpaşa-Çankaya/ANKARA
KARŞI TARAF (DAVALI) : 
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞKANLIĞI/ANKARA
V [EKİLİ] : Av. Candan IŞIK - Aynı yerde
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 gün ve 2201 sayılı kararı ile onaylanan, "Çankaya İlçesi Karakusunlar Kd.7490,7492 nolu parseller Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı Sınırı'nın iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce işin gereği görüşüldü: Yürütmenin durdurulması istemi hakkında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra bir karar verilmesine, 18/06/2013 tarihinde oybirliği yle karar verildi.
BAŞKAN       : Durmuş TAŞER      37999
ÜYE                : Oğuz SALMAN      97685
ÜYE                : Resul KAYMAZ    102680
*
öz.19.06.2013
Sayın Birsel ÜSTEL, İsmail AKPINAR, Mehmet BİLGİÇ
Vekili Av. Emre Baturay ALTINOK
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'na karşı açtığınız davada niyabetim altında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına, 18.06.2013 gününde karar verilmiş bulunduğundan, bilirkişi incelemesi yaptırılabilmesi için 2.000,00 TL avansın ve 170,80 TL keşif harcının Mahkememiz veznesine (7) gün içinde yatırılması gerektiği hususu tebliğ olunur.
NAİP ÜYE     : OĞUZ SALMAN, 97685
öz.19.06.2013 - Bu döküman elektronik imzalı değildir !

T.C.
ANKARA
9. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO: 2013/674
YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI İSTEYEN (DAVACI LAR ) : 
1- TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI
V [EKİLİ] : AV. EMRE BATURAY ALTINOK
Uğur Mumcu Sok. No:54/8 -GOP/ANKARA
2- TMMOB MİMARLAR ODASI (ANKARA ŞUBESİ)
V [EKİLİ] : AV. GÖKÇE POLAT
Konur Sok. No:4/3 - Kızılay/ANKARA
3- TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI (ANKARA ŞUBESİ)
V [EKİLİ] : AV. KORAY CENGİZ
Cinnah Cad. Farabi Sok. No:38/4 - Çankaya/ANKARA
KARŞI TARAF (DAVALI) : 
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI, ANKARA
İSTEMİN ÖZETİ: 
Ankara İli Çankaya İlçesi Karakursunlar Kd.7490 ve 7492 nolu parsellere ilişkin olarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 gün ve 2205 sayılı kararı ile onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve aynı tarih olan 14.12.2012 gün ve 2207 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin; dava konusu karara konu parsellerin tamamı için 27.04.1982 tarih ve 221 nolu karar ile 74950 nolu parselasyon planının yapıldığı, bu plan notlarında " yeşil alanlar, genel otoparklar, yollar, eğlence ve diğer hizmet alanları kamu eline geçmeden ve teknik altyapı tesisleri gerçekleşmeden iskan izni verilemez" hükmü yer almasına rağmen kamuya terkler gerçekleşmeden iskana izin verildiği, daha sonra mal sahiplerince kamulaştırmasız el atma davaları açıldığı, davalı idarenin mülkiyet sorunlarını çözmek için mal sahiplerinin talepleri doğrultusunda dava konusu plan değişikliğini yaptığı, yapılan değişikliğin herhangi bir bilimsel, nesnel ve teknik bir gerekçeye dayanmadığı, meclis kararının plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, teknik ve sosyal donatı dengesini bozduğu, eşdeğer alan ayrılmadığı, planın bütünlüğünün bozulduğu ileri sürülerek iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: 
Usule ilişkin olarak, davada süre aşımının bulunduğu, davacıların plana itiraz etmeksizin doğrudan dava açma yoluna gitmesinin mevzuata aykırı olduğu ve şubelerin oda adına dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı; esasa yönelik olarak ise, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 27.04.1982 tarih ve 221 nolu karar ile 74950 nolu parselasyon planının yapıldığı, bu plan notlarında " yeşil alanlar, genel otoparklar, yollar, eğlence ve diğer hizmet alanları kamu eline geçmeden ve teknik altyapı tesisleri gerçekleşmeden iskan izni verilemez" hükmünün yer aldığı, ancak bu hükme rağmen terkler yapılmadan buralarda iskan yapıldığı, bu konuda Ankara 8.İdare Mahkemesinin 13.03.1996 tarih ve E:1995/305 K:1996/107 sayılı kararının bulunduğu, yine dava konusu taşınmazların bulunduğu alanlar için aleyhlerine kamulaştırmasız el atma davaları açıldığı, bu nedenle anılan bölgede yeni düzenleme yapıldığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce, davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmedikten sonra davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava, Ankara İli Çankaya İlçesi Karakursunlar Kd.7490 ve 7492 nolu parsellere ilişkin olarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 gün ve 2205 sayılı kararı ile onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve aynı tarih olan 14.12.2012 gün ve 2207 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun Tanımlar başlıklı 5. maddesinde, Nazım İmar Planı, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak; Uygulama İmar Planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış; anılan Kanunun"Planlama Kademeleri" başlıklı 6.maddesinde, "Planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından; "Bölge Planları" ve "İmar Planları", imar planları ise, "Nazım İmar Planları" ve "Uygulama İmar Planları" olarak hazırlanır. Uygulama imar planları, gerektiğinde etaplar halinde de yapılabilir." hükmüne; "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinde, "(...) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik cümle: 08/08/2011-648 s.K.H.K./21. md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.(...) Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.(...)" hükmüne yer verilmiştir.
Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğinin "İmar Planı Değişikliklerinde Uyulması Gereken Esaslar" başlıklı 27. maddesinde; “İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: 1- İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşü alınacaktır. 2- İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. 4- Dini yapı alanlarına ilişkin planlarda ve değişikliklerinde il müftülerinin görüşü alınır.” hükmü yer almaktadır.
Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde, “İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun arttırılmasına dair imar planı değişikliklerinde: 1-Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları EK-1 de belirtilen standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır ve/veya artırılır.” hükmü bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Ankara İli Çankaya İlçesi Karakursunlar Kd.7490 ve 7492 nolu parsellerinin bulunduğu alanda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 gün ve 2205 sayılı kararı ile onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve aynı tarih olan 14.12.2012 gün ve 2207 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin yapıldığı; bu değişiklikler ile, anılan parsellerin 40 yasal terkten sonra geriye kalan 60'lık kısmında şahıslar adına "Ticari Rekreasyon Alanı" oluşturulduğu ve bu alanın yapılaşma koşullarının E:0,15, H:2 kat olarak belirlendiği, bu durumun planlama ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğundan bahisle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu plan değişikliklerinin daha önceki belediyeler tarafından gerçekleştirilen hatalı uygulamaları telafi etmek amacı ile yapıldığı, davalı idarece burasının kamulaştırılabileceği, ancak söz konusu bölgedeki taşınmazların değerli olması ve kamulaştırma bedelinin yüksek olması nedeni ile plan değişikliği yapılmak sureti ile burasının ticari rekreasyon alanına çevrildiği, sorunun bu şekilde çözülmesinde mevzuat adına bir engel bulunmamakla birlikte uyuşmazlığın kamu yararı ve şehircilik ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda yapılandeğişiklikleri ile nüfus yoğunluğunun arttırılması üzerine buna paralel olarak sosyal ve teknik altyapı alanlarında da artış olması gerekirken tam aksine değişiklikten önceki alanların dahi korunmadığı, başka bir ifadeyle imar planı değişikliği ile bölge içerisinde sosyal ve teknik altyapı alanları için eşdeğer yeni bir alanın ayrılmadığı anlaşılmakla, dava konusu plan değişikliklerinin planlama ve şehircilik ilkelerine de aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davaya konu 1 /5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde mevzuata ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemlerin hukuka aykırılığı saptandıktan sonra hukuk aleminde varlığını sürdürmesi, tüm işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olduğu karinesine dayanan hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum yaratacağı açık olup; imar planı değişikliğine ilişkin bulunan dava konusu işlemlerin niteliği de dikkate alındığında, dava sonunda verilecek iptal kararı üzerine önceki halin geri getirilmesi açısından telafisi güç zararların oluşacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemlerin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına,kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere , 05/06/2013 tarihinde oybirliği yle karar verildi.
BAŞKAN       : Süleyman AYHAN              37777
ÜYE                : Tarık ARMAĞAN              101737
ÜYE                : Gülsinem KONUKÇU        138959
Bu döküman elektronik imzalıdır !
*
Av. Emre Baturay ALTINOK
Uğur Mumcu'nun Sokağı No: 54/8 GOP- Çankaya/ANKARA
Tel: +90.312.428 05 01
Faks: +90.312.437 05 01
GSM:+90.532.731 48 43 

<ihsanteker@yahoo.com>, <av.baturay@gmail.com>

21 Mart 2014 Cuma

T.C. ANKARA 9. İDARE MAHKEMESİ; " yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere , 05/06/2013 tarihinde oybirliği yle karar verildi."

T.C.
ANKARA
9. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2013/674
YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI
İSTEYEN (DAVACI LAR ) : 1- TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI
V [EKİLİ] : AV. EMRE BATURAY ALTINOK
Uğur Mumcu Sok. No:54/8 -GOP/ANKARA
2- TMMOB MİMARLAR ODASI (ANKARA ŞUBESİ)
V [EKİLİ] : AV. GÖKÇE POLAT
Konur Sok. No:4/3 - Kızılay/ANKARA
3- TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI
(ANKARA ŞUBESİ)
V [EKİLİ] : AV. KORAY CENGİZ
Cinnah Cad. Farabi Sok. No:38/4 - Çankaya/ANKARA
KARŞI TARAF (DAVALI) : ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
ANKARA
İSTEMİN ÖZETİ : Ankara İli Çankaya İlçesi Karakursunlar Kd.7490 ve 7492 nolu parsellere ilişkin olarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 gün ve 2205 sayılı kararı ile onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve aynı tarih olan 14.12.2012 gün ve 2207 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin; dava konusu karara konu parsellerin tamamı için 27.04.1982 tarih ve 221 nolu karar ile 74950 nolu parselasyon planının yapıldığı, bu plan notlarında " yeşil alanlar, genel otoparklar, yollar, eğlence ve diğer hizmet alanları kamu eline geçmeden ve teknik altyapı tesisleri gerçekleşmeden iskan izni verilemez" hükmü yer almasına rağmen kamuya terkler gerçekleşmeden iskana izin verildiği, daha sonra mal sahiplerince kamulaştırmasız el atma davaları açıldığı, davalı idarenin mülkiyet sorunlarını çözmek için mal sahiplerinin talepleri doğrultusunda dava konusu plan değişikliğini yaptığı, yapılan değişikliğin herhangi bir bilimsel, nesnel ve teknik bir gerekçeye dayanmadığı, meclis kararının plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, teknik ve sosyal donatı dengesini bozduğu, eşdeğer alan ayrılmadığı, planın bütünlüğünün bozulduğu ileri sürülerek iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Usule ilişkin olarak, davada süre aşımının bulunduğu, davacıların plana itiraz etmeksizin doğrudan dava açma yoluna gitmesinin mevzuata aykırı olduğu ve şubelerin oda adına dava açma ehliyetlerinin bulunmadığı; esasa yönelik olarak ise, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 27.04.1982 tarih ve 221 nolu karar ile 74950 nolu parselasyon planının yapıldığı, bu plan notlarında " yeşil alanlar, genel otoparklar, yollar, eğlence ve diğer hizmet alanları kamu eline geçmeden ve teknik altyapı tesisleri gerçekleşmeden iskan izni verilemez" hükmünün yer aldığı, ancak bu hükme rağmen terkler yapılmadan buralarda iskan yapıldığı, bu konuda Ankara 8.İdare Mahkemesinin 13.03.1996 tarih ve E:1995/305 K:1996/107 sayılı kararının bulunduğu, yine dava konusu taşınmazların bulunduğu alanlar için aleyhlerine kamulaştırmasız el atma davaları açıldığı, bu nedenle anılan bölgede yeni düzenleme yapıldığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce, davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmedikten sonra davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava, Ankara İli Çankaya İlçesi Karakursunlar Kd.7490 ve 7492 nolu parsellere ilişkin olarak Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 gün ve 2205 sayılı kararı ile onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve aynı tarih olan 14.12.2012 gün ve 2207 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun Tanımlar başlıklı 5. maddesinde, Nazım İmar Planı, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak; Uygulama İmar Planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış; anılan Kanunun"Planlama Kademeleri" başlıklı 6.maddesinde, "Planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından; "Bölge Planları" ve "İmar Planları", imar planları ise, "Nazım İmar Planları" ve "Uygulama İmar Planları" olarak hazırlanır. Uygulama imar planları, gerektiğinde etaplar halinde de yapılabilir." hükmüne; "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinde, "(...) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik cümle: 08/08/2011-648 s.K.H.K./21. md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.(...) Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.(...)" hükmüne yer verilmiştir.
Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğinin "İmar Planı Değişikliklerinde Uyulması Gereken Esaslar" başlıklı 27. maddesinde; “İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: 1- İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşü alınacaktır. 2- İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. 4- Dini yapı alanlarına ilişkin planlarda ve değişikliklerinde il müftülerinin görüşü alınır.” hükmü yer almaktadır.
Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde, “İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun arttırılmasına dair imar planı değişikliklerinde: 1-Artan nüfusun ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanları EK-1 de belirtilen standartlara uygun olarak plan değişikliğine konu alana hizmet vermek üzere ayrılır ve/veya artırılır.” hükmü bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Ankara İli Çankaya İlçesi Karakursunlar Kd.7490 ve 7492 nolu parsellerinin bulunduğu alanda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 gün ve 2205 sayılı kararı ile onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve aynı tarih olan 14.12.2012 gün ve 2207 sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin yapıldığı; bu değişiklikler ile, anılan parsellerin 40 yasal terkten sonra geriye kalan 60'lık kısmında şahıslar adına "Ticari Rekreasyon Alanı" oluşturulduğu ve bu alanın yapılaşma koşullarının E:0,15, H:2 kat olarak belirlendiği, bu durumun planlama ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğundan bahisle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu plan değişikliklerinin daha önceki belediyeler tarafından gerçekleştirilen hatalı uygulamaları telafi etmek amacı ile yapıldığı, davalı idarece burasının kamulaştırılabileceği, ancak söz konusu bölgedeki taşınmazların değerli olması ve kamulaştırma bedelinin yüksek olması nedeni ile plan değişikliği yapılmak sureti ile burasının ticari rekreasyon alanına çevrildiği, sorunun bu şekilde çözülmesinde mevzuat adına bir engel bulunmamakla birlikte uyuşmazlığın kamu yararı ve şehircilik ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda yapılandeğişiklikleri ile nüfus yoğunluğunun arttırılması üzerine buna paralel olarak sosyal ve teknik altyapı alanlarında da artış olması gerekirken tam aksine değişiklikten önceki alanların dahi korunmadığı, başka bir ifadeyle imar planı değişikliği ile bölge içerisinde sosyal ve teknik altyapı alanları için eşdeğer yeni bir alanın ayrılmadığı anlaşılmakla, dava konusu plan değişikliklerinin planlama ve şehircilik ilkelerine de aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davaya konu 1 /5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde mevzuata ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemlerin hukuka aykırılığı saptandıktan sonra hukuk aleminde varlığını sürdürmesi, tüm işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olduğu karinesine dayanan hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum yaratacağı açık olup; imar planı değişikliğine ilişkin bulunan dava konusu işlemlerin niteliği de dikkate alındığında, dava sonunda verilecek iptal kararı üzerine önceki halin geri getirilmesi açısından telafisi güç zararların oluşacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemlerin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere , 05/06/2013 tarihinde oybirliği yle karar verildi.

BAŞKAN                                 ÜYE                                        ÜYE
SÜLEYMAN AYHAN             TARIK ARMAĞAN                GÜLSİNEM KONUKÇU
37777                                     101737                                   138959


T.C. ANKARA 17. İDARE MAHKEMESİ; Keşif ve inceleme kararı...

T.C.
ANKARA
17. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2013/536
YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI
İSTEYENLER (DAVACI) :             1- BİRSEL ÜSTEL
2- İSMAİL AKPINAR
3- MEHMET BİLGİÇ
[VEKİLİ] : Av. Emre Baturay ALTINOK
Uğur Mumcunun Sokak 54/8 Gaziosmanpaşa-Çankaya/ANKARA
KARŞI TARAF (DAVALI) : ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BAŞKANLIĞI/ANKARA
V [EKİLİ] : Av. Candan IŞIK - Aynı yerde
İSTEMİN ÖZETİ : Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 gün ve 2201 sayılı kararı ile onaylanan, "Çankaya İlçesi Karakusunlar Kd.7490,7492 nolu parseller Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı Sınırı'nın iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 17. İdare Mahkemesi'nce işin gereği görüşüldü:
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra bir karar verilmesine, 18/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan                                    Üye                                         Üye
DURMUŞ TAŞER               OĞUZ SALMAN                  RESUL KAYMAZ
37999                                     97685                                     102680
      öz.19.06.2013
Sayın Birsel ÜSTEL
İsmail AKPINAR
Mehmet BİLGİÇ
vekili Av. Emre Baturay ALTINOK
ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'na karşı açtığınız davada niyabetim altında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına, 18.06.2013 gününde karar verilmiş bulunduğundan, bilirkişi incelemesi yaptırılabilmesi için 2.000,00 TL avansın ve 170,80 TL keşif harcının Mahkememiz veznesine (7) gün içinde yatırılması gerektiği hususu tebliğ olunur.
NAİP ÜYE
OĞUZ SALMAN
97685

öz.19.06.2013

26 Şubat 2013 Salı

YENİ BİR "YARGI SÜRECİ" BAŞLADI...

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MELİH GÖKÇEK VE DİĞER "ŞÜPHELİLER" HAKKINDA SUÇ DUYURUSU
…/…/ 2013
ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

ŞİKAYETÇİLER                 
: (Ad- Soyad, TC Kimlik, Adres, Telefon)

ŞÜPHELİLER                                 :
1) İbrahim Melih GÖKÇEK / Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı
2) Ömer Faruk ERCİYES / Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı
3) Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar ve Bayındırlık Komisyonu Üyeleri
    (14.12.2012 tarihli 2201, 2205, 2207 sayılı Meclise sunulan raporda imzası olanlar)
4) Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığı Yetkilileri
    (14.12.2012 tarihli 2201, 2205, 2207 sayılı Meclise sunulan görüşte imzası olanlar)
5) Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri
    (14.12.2012 tarihli 2201, 2205, 2207 sayılı Meclis Kararlarına Olumlu Oy Kullananlar)

SUÇ                                       : İdari Yargı Kararını Uygulamamak ve Yargı Kararlarını Etkisiz Kılmak Suretiyle Görevi Kötüye Kullanmak, görevinin gereklerine uygun bir şekilde, basiretli ve olağanüstü özenli davranması gerekirken gerek kasten gerekse de ihmalen aykırı hareket etmek suretiyle semt sakinlerinin yeşil alanlarını yok ederek mağdur edilmesinde ısrarcı olmak, Mahkeme kararının gerekçelerini ortadan kaldırmak için verilen konusu Suç Olan Emir ve Talimatları uygulayarak bilim ve fennin gereklerine aykırı geçici, parçacı rapor ve görüşler hazırlamak suretiyle Mahkeme kararlarını etkisiz kılmak  (TCK 257 vd ceza hükümleri)

SUÇ TARİHİ                                  : 21.11.2012 (EİDB görüş tarihi) ve 14.12.2012 (Belediye Meclisi ve İmar Komisyonu Rapor Tarihi)

SEVK MADDESİ               : Re’sen rastlanılacak sebepler yanında, 5237 s. Y. 257. Maddesi uyarınca

AÇIKLAMALAR                :

OLAYLAR ve GELİŞMELER                  :

Çankaya İlçesi Karakusunlar Kd.7940 ve 7942 nolu parsellerde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 29.11.2011 tarih ve 3438 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği 23.12.2011 tarihinde askıya çıkmıştır. Semt sakinleri dava konusu plan değişikliğine 1 aylık askı süresi içerisinde 9.1.2012 tarihinde ayrı ayrı dilekçeler ile binlerce imza vermiştir.

Bizlerin de aralarında bulunduğu plana karşı tüm itirazlar Belediye Meclisinin 17.02.2012 tarihli toplantısında görüşülmüş ve 283 sayılı karar ile reddedilmiştir.

İtirazların reddine dair kararlar, Ankara Büyükşehir Belediyesinin 20.03.2012 tarih ve 882 sayılı yazısı ile 23.05.2012 tarihinde adi posta ile gönderilmiş ve itiraz edenlerin bir kısmı idare mahkemelerinde davalar açmıştır.
AÇILAN BU DAVALAR DIŞINDA MİMARLAR ODASI ANKARA ŞUBESİ İLE ŞEHİR PLANCILARI ODASI ANKARA ŞUBESİ' NİN AÇTIĞI DAVALARDA ANKARA 10. VE 15. İDARE MAHKEMELERİNCE AYRI AYRI BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPILMIŞ, ARDINDAN MAHKEMELERCE YÜRÜTMEYİ DURDURMA VE İPTAL KARARLARI VERİLMİŞTİR.

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.06.2011 gün ve 1791 sayılı kararı ile onaylanan “Çankaya İlçesi Karakursunlar Kd.7490 ve 7492 nolu parsellerde 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği”ne yapılan itirazlara ilişkin Belediye Meclisi’nin 29.11.2011 gün ve 3438 sayılı kararı ile onaylanan “1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği” ile bu kararı durduran ve iptal eden Mahkeme kararları sonrasında MAHKEMELERCE VERİLEN İPTAL KARARLARININ GEREKÇELERİNİ ORTADAN KALDIRACAK ŞEKİLDE ALINAN YENİ MECLİS KARARLARI İLE SEMT HALKININ VE ANKARALILARIN MAĞDUR EDİLMESİNE DAİR OLAYLARA AŞAĞIDA YER VERİYORUZ.

Alana ilişkin ilk imar planı Bakanlıkça 28.01.1982 yılında yapılmış ve İmar Heyetinin 27.04.1982 gün ve 221 nolu kararı ile 74950 nolu parselasyon planı onaylanmıştır. 109.339 m² yüzölçümlü 7490 sayılı parselin 16.084 m²’sinin DOP, 34.710 m² ‘sinin bedelsiz terk olarak ayrıldıktan sonra 58545 m²’si diğer imar ada/parsellere tahsis edilmiştir. 130.946 m² yüzölçümlü 7492 sayılı parselin 20.856 m²’sinin DOP, 40.381 m²’sinin bedelsiz terk olarak ayrıldıktan sonra 69.709 m²’si diğer imar ada/parsellere tahsis edilmiştir.

1982 yılında onaylanan 74950 nolu parselasyon planı notlarından “ Yeşil alanlar, genel otoparklar, yollar, eğitim ve diğer hizmet alanları kamu eline geçmeden ve teknik altyapı gerçekleşmeden iskan izni verilemez” hükmüne karşı o dönem SS Üçüncü İdareciler Arsa ve Yapı Kooperatifi adına Ankara 8. İdare Mahkemesinde açılan dava sonucu dava konusu iskan izni verilmez hükmü işlem iptal edilmiştir.. söz konusu karar Danıştay 6. Dairesince onanmış, davalı Çankaya Belediyesi Başkanlığı karar düzeltme yoluna gitmiş, karar düzeltme talebi de Danıştay 6. Dairesince reddedilerek onama kararı kesinleşmiştir.

Karar sonrasında Çankaya Belediyesi’nce başvuru sahiplerine “iskan verilmesi“ yönünde karar verilmiştir. Belediye, 18.1.2007, 1862 sayılı yazısı ile iskan belgesi verilen ada parsellerin listesi ile Mahkeme kararları Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na da üst yazı ile göndermiştir.

Ancak ilgili idarelerce tarafından söz konusu plan notuna rağmen hem iskân ruhsatı vermiş hem de “kamuya terk işlemleri” gerçekleştirilmemiştir.  

1)     Kamuya bedelsiz terki öngörülen alanların plan notuna göre terki yapılmayarak donatı alanlarında kalan kadastro parsellerine 2. kez imar hakkı talep edildiği plan teklifi 11.03.2009/678 sayılı Ankara Büyükşehir Belediye meclisi kararı ile onaylanmıştır.

Plan teklifi ile mülk sahiplerine 27446 ada 1 nolu parsele isabet eden sağlık kurumu Alanı ile güneyindeki Çocuk Bahçesi Alanından oluşan 8924 m² yüzölçümlü E:1.80 yoğunluklu konut alanı ayrıldığı, fiziki imkansızlıklara rağmen taleplerinin mümkün olduğu ölçüde karşılanmış olduğu bildirilmiştir.

Söz konusu plana mülk sahipleri tarafından “planlama alanı içerisinde rantı daha yüksek olan başka yerden yer verilmesi ve daha fazla imar hakkı verilmesi” gerekçesiyle mülk sahiplerince itiraz edilmiş, itirazın reddine karşı açılan Ankara 4. İdare Mahkemesinin 15.4.2010 tarih ve 2010/214 E., 2010/567 K sayılı ilamı ile dava süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir.

Bu davanın reddi üzerine bu kez mülk sahipleri tarafından belediye aleyhine kamulaştırmasız el atma davaları açılmaya başlanmış ve davalar Belediye aleyhine sonuçlanmaya başlamıştır. (Örn: Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2.2.2010 tarih ve 2009/105 E., 2010/7 K[1]) Bu ve benzer davalar üzerine Belediyece, söz konusu davalarda yüksek bedellere hükmedildiği gerekçe gösterilerek kendi ihmali neticesinde kendisine yüklenen bu yükten kurtulmak için bu kez söz konusu parsellerin yeniden düzenlenmesini gündeme getirmiştir. Bu husus birçok yazışmasında geçmektedir

7490 sayılı parselin yüzölçümünün 34.710 m² olarak görüldüğü ancak bedelsiz terk gerçekleştirildiği şu anki büyüklüğünün 26472 m² olduğu, 7492 sayılı parselin yüzölçümünün 40.381 m² olarak görüldüğü ancak bedelsiz terk gerçekleştirildiği şu anki büyüklüğünün 30.797 m² olduğu, toplamda 57.269 m² maliklere aittir.

Malikler tarafından yapılan plan teklifi; ilgili kurum görüşü alınmadan ilkokul alanının tamamının ve ilkokul yanındaki donatı alanlarının kentsel çalışma alanına dönüştürülmesi, kentsel çalışma alanına bölgenin emsalinde yüksek emsal verilmesi, kentsel çalışma alanı içinde residans konut yer alabileceğinin belirlenmesinin bölgeye ek nüfus getirmesi, SKT alanının emsalinin 0.50’den 1.5’e çıkartılması, özel sağlık, özel eğitim ve kreş alanının hem kadastro parseli dışında ayrılmış olması hem de parktan oluşturulmasının imar mevzuatına, şehircilik ilke ve esaslarına uygun olmadığı gerekçe gösterilerek nedeniyle alternatif bir plan hazırlanmıştır.

57.269 m² yüzölçümlü 7490 ve 7492 sayılı parsellerin %40 DOP kesilerek arta kalan yaklaşık 34.361 m²faydalı alan oluşturmak üzere söz konusu parseller içerisinde kavşak alanı, yol, mevcut park; çocuk bahçesi alanlarının ticari rekreasyona dönüştürüldüğü, ticari rekreasyon alanlarında yapılaşma koşullarının E:0.15, H:2 kat olarak belirlenen plan teklifinin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.06.2011 gün ve 1791 sayılı kararı ile onaylanmıştır.

17.06.2011 gün ve 1791 sayılı karar ile onaylanan imar planına ilişkin mülk sahiplerince önce “Yapılan plan imar mevzuatına, yasanın öngörmüş olduğu plancılık esaslarına ve şehircilik ilkelerine uymadığı gibi adalet ve hakkaniyetten de çok uzaktır. İdarelere, maliklerinin görüşleri ve muvafakati alınarak, mağdur edilmeden yeniden plan yapılması” talebi ile dilekçeler verilmiştir.

Yine semt sakinlerince ikinci defa “1/1000 ölçekli plan dahil imarın tüm aşamaları tamamlanıp plan tapuya tescil edildikten sonra açılan kamulaştırmasız el atma davalarından ve doğacak tazminat haklarından vazgeçileceğinin taahhüdü ile söz konusu alanın “Kentsel Servis Alanı” kullanımı ve E=1,50 yapı yoğunluğu ile düzenlenmesi talebi” ile dilekçeler verilmiştir.

Nihayet semt sakinlerince 3. kez verilen dilekçeler ile “Parsel kullanım kararı “konut ve ticaret”, “emsal 2.5”, “hmax serbest” olacak şekilde konut, ticaret, büro-ofis ve her türlü işyeri birlikte ya da ayrı ayrı projelendirilebilir ve ±00 kotu yoldan, tabii zemin ortalamasından ya da proje müellifinin uygun göreceği noktadan verilmesi, ±00 kot altı emsal haricidir" imarlı 16000 , m2 (+- 100) alanlı müstakil bir parsele hisselerimizin aşağıdaki hisse oranlarıyla birlikte taşınması ve bir ay içerisinde uzlaşma komisyonunun toplanarak yukarıdaki şartlarda karşılıklı uzlaşma tutanağının imzalanması, üç ay içerisinde 1/5000 planın meclisten geçirilerek kesinleşmesi ve nazım imar planının ilçeye intikalinden itibaren bir yıl sonuna kadar ilçe belediyesi tarafından meclis kararına bağlanmaması halinde 5216 sayılı kanunun 7/b maddesi gereğince en geç üç ay içerisinde Büyükşehir Belediyesince 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve kesinleşmesini takiben parselasyon planı işlemlerinin bitirilerek imar tapularının dağıtılması şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde maliklere tahsis edilen 16000 m2 (+-100) dışındaki bakiye hisselerimizi bedelsiz olarak terk edeceğiz ve davalarımızdan feragat edeceği taahhüdü” ile ilan askı süresi içerisinde plan değişikliklerine itiraz edilmiştir.

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 17.06.2011 gün ve 1791 sayılı kararı ile onaylanan “1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği”ne yapılan itiraza ilişkin Belediye Meclisi’nin 29.11.2011 gün ve 3438 sayılı kararı ile “Ticari rekreasyon kullanımının kaldırılarak güney bölümdeki 2 ticari rekreasyon adasının yeşil alana döndürülmesi, 25 m.lik yola cepheli kuzeydeki yaklaşık 16000 m2 rekreasyon adasının konut+ticaret kullanımına çevrilerek E=2,5, H=Serbest imar durumu verilmesi, konu ile ilgili gerekli plan notlarının oluşturulması” ile “Çankaya İlçesi Karakursunlar Kd.7490 ve 7492 nolu parsellerde 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği” onaylanmıştır.

Söz konusu Plan Değişikliğine “İmar Kanunu’na, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına bütünüyle aykırı olduğu” gerekçesi ile tarafından TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından Ankara 4. İdare Mahkemesi’nin 2011/2124 E. sayılı dosyası üzerinden iptal davası açılmıştır. Dava halen görülmektedir, ancak bu suç duyurusuna konu olan meclis kararı öncesinde meclisçe kabul edilen kararlara karşı 10 ve 15. İdare Mahkemesinde açılan davaların konusu plan revizyonu, 4. İdare Mahkemesinin yargılaması devam ederken revize edilmiştir. Bu kararlar da 10 ve 15. İdare Mahkemelerince bilirkişi incelemesi sonrasında önce durdurulmuş, ardından iptal edilmiştir.  (Savcılıkça bu karar ve raporların temin edilmesini talep ederiz)

BU KARARIN ARDINDAN ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİNİN  14.12.2012 TARİH VE 2207 SAYILI KARARI İLE KARAKUSUNLAR KD.7490 VE 7492 NO’LU PARSELLER DE 1/1000 ÖLÇEKLİ UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ ONAYLANMIŞTIR. 18.01.2013 tarihi itibari ile de askıya çıkartılmıştır. Söz konusu uygulama imar planı; Birlik Parkının  kullanımını daraltıcı niteliktedir. Bölgedeki aktif iki parkı ve bir kısım yeşil alanı  tamamen Ticari Rekreasyon alanına dönüştürmektedir. Olası depremlerde güvenli alanları ortadan kaldırıcı bir yönü bulunmaktadır. Bölgede ki nüfus yoğunluğunun artırmaktadır. Hali hazırda yetersiz olan; alt yapı, sosyal donatı alanları ile yeşil alanların daha da yetersiz hale gelmesine etki edici bir nitelik taşımaktadır.

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİNİN  14.12.2012 TARİH VE 2205 SAYILI KARARI İLE KARAKUSUNLAR KD.7490 VE 7492 NO’LU PARSELLER DE 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ ONAYLANMIŞTIR. 18.01.2013 tarihi itibari ile de Başkanlığınızda askıya çıkartılmıştır.

Oysa söz konusu parsellere ilişkin, 29.11.2011 tarih ve 3438 sayılı karar ile onaylanan ve 23.12.2011 tarihinde askıya çıkartılmış 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği; Ankara 15. İdare Mahkemesinin; 18.07.2012 gün ve E:2012/233, K:2012/1197 sayılı kararı ile; yapılmak istenen değişikliğinin KAMU YARARI TAŞIMADIĞINA , Parkın bütünlüğünün korunması için kamulaştırma aracının kullanılması gerektiğine işaret ederek, uygulamanın iptal edilmesine karar vermiştir.

Yukarıda ifade edilen mahkeme kararına rağmen belediye meclisi, ilgili parsellerin bir bölümünün üzerinde Kentsel Dönüşüm ve Gelişim kararı almıştır. Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı Sınırına bakıldığında, sınırların parklar ve yeşil alanlardan ibaret olduğu görülmektedir. Bu tablo Kentsel Dönüşüm ve Gelişim düzenlemesinin ruhuna ve amacına aykırılık teşkil etmektedir.

Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin;  İmar Planı Değişikliklerinde Uyulması Gereken Esaslar Bölümünün 27 maddesinin 2. Fıkrasında ifade edilmiş olan; “ İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. şeklindeki hukuki zorunluluk vurgulanmış olmasına karşın, plan bütününde söz konusu hükmün uygulanmadığı görülmektedir.

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİNİN  14.12.2012 TARİH VE 2201 SAYILI KARARI İLE KARAKUSUNLAR KD.7490 VE 7492 NO’LU PARSELLER KENTSEL DÖNÜŞÜM VE GELİŞİM PROJE ALANI OLARAK ONAYLANMIŞTIR. 18.01.2013 tarihi itibari ile de askıya çıkartılmıştır.

Söz konusu karar, 5393 sayılı kanunun 73. Maddesinin (Değişik 17/6/2010-5998/1.md.) birinci fıkrasına aykırılık teşkil etmektedir. Keza ilgili kanun maddesinin birinci fıkrası; Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı Sınırları içerisinde kamu mülkünün bulunması halinde Bakanlar Kurulu Kararı şartını zorunlu kılmaktadır. İlan edilen bu sınır içerisinde belediye hissesinin de bulunması nedeniyle bu yasa maddesine aykırı bir işlem tesisi edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca bu sınır; Birlik Parkının bütünlüğünü bozucu, kullanımını sınırlayıcı bir sonuç doğurmakla birlikte, bölgedeki iki küçük park ile yeşil alanları da ortadan kaldırıcı içerikli olduğu anlaşılmaktadır.

SÖZ KONUSU KARARLAR, 10 VE 15. İDARE MAHKEMELERİNCE VERİLEN KARARLARIN VE DAYANAĞI BİLİRKİŞİ RAPORLARININ GEREKÇELERİNE AYKIRI OLUP, MAHKEME KARARLARININ ETKİSİZ KILMAK, BU KARARLARIN GEREKLİLİKLERİNİ UYGULAMAMAK AMACI İLE ALINMIŞ KARARLARDIR.

Oysa Anayasa Md.138/son’da “...Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” denilmiş,

İYUK Md.28/1’de “...Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. (...)” ifadelerinde bulunulmuş,

TCK Md. 257’de ise “(1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (...)” hükmüne yer verilmiştir.  

Suça konu eylemin “İPTALİ” kararının uygulanmaması olduğu hususu da dikkate alınarak iptal kararlarının mahiyeti üzerinde durulması gerekmektedir.

“...Anayasa kuralları, buyurucu ve bağlayıcı Hukuk kurallarıdır. Mahkeme kararlarının geciktirilmeden yerine getirilmesi zorunludur. İnsan hak ve özgürlüklerini; sosyal adaleti, toplumun huzur ve refahını gerçekleştirmeyi ve güvence altına almayı amaçlamış demokratik bir Hukuk Devletinde, açıklanan Anayasa ve kanun kurallarına rağmen bir Mahkeme kararının yerine getirilmemesi düşünülemez. Aksi halde bu kanun kuralları kağıt üzerinde kalmaya zorunlu, değersiz sözcükler olmaktan öteye gidemez. (...) Bir bakan ya da mahkeme kararlarını uygulama durumunda bulunan diğer Kamu görevlilerinin yukarıda açıklanan Kanuni kuralları bilmedikleri ileri sürülemez. Öyle ise; açık, kesin ve emredici Kanun kurallarına bilerek aykırı davranış da kişisel kusur kabul edilmek gerekir. (...) Görülüyor ki, Yargıtay ve Danıştay kararlarında, suçun oluşması için mahkeme kararını yerine getirmeyen Kamu görevlisinin ayrıca garaz, kin, husumet ve benzeri duyguların etkisiyle hareket etmesi aranmamaktadır. Sadece kararın uygulanmaması suç teşkil ettiğine göre (...)” (YİBGK, 1978/7 E., 1979/2 K., 22.10.1979 T.) denilmiş, en genel hukuk kuralları bağlamıyla, iptal kararının da uygulanması zorunlu yargı kararlarından olduğu, yargı kararlarının yerine getirilmemesinin de suç olduğu kabul edilmiştir.

İdari yargı kararlarını uygulamakla yükümlü olanların, idari yargı kararlarını geciktirmeksizin uygulamak zorunda oldukları, idari yargı kararları üzerinde hiçbir tasarruf hakları olmadığı doktrin ve uygulama tarafından, yasal düzenlemeyle de koşuttur: Şöyle ki, “...Mevzuatımızda, yargı kararlarının uygulanması konusunda idareye takdir yetkisi tanınmadığı (...) açıktır. (...)” (D. 5. Da. , T: 29.12.199, E: 1999/510, K:1999/4566)

Keza takdir yetkisi ile ilgili görülen bir davada “(…) sanığın ‘yürütmenin durdurulması ve katılanın görevine iadesi’ konusunda Danıştay kararını tebligat tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yerine getirmemekten ibaret eyleminin, İdari Yargılama Yasasının 28/1. maddesine açıkça aykırı bulunduğu, bu nedenle T. Ceza Yasasının 228. maddesindeki suçun oluştuğu gözetilmeden; ‘…üst mercilerden onay için beklendiği, alınan onayın tebliğinden itibaren makul süre içinde katılanın işe alındığı…’ gerekçesiyle beraat kararı verilmesi, yasaya aykırı (…)” (4. C.D., 23.10.2000. 5861/6973) olduğuna dikkat çekilmiştir.

İptal kararı ile ilgili olarak da aynı gerekçelerin geçerli olduğu hukuki bir gerçektir.

Anayasa’nın 138. Maddesi, yargı kararlarının uygulanmasının geciktirilmesini dahi yasakladığına göre; yargı kararlarını uygulamamanın açık bir Anayasa’yı ihlal suçu oluşturduğu şüphesizdir. Bu ağır eylemin cezasız bırakılması, kamu görevlilerinin haksız yere korunması Anayasa’nın 2. maddesinde teminat altına alınan hukuk devletlerinde kabul edilemez bir uygulamadır.
Yukarıda aktarılan tümcelerden, idarenin, idari yargı yerince verilen yürütmenin durdurulması kararını uygulamaktan, “idari tasarrufu ve onun sonucu olan işlemleri durdur(mak) ve bu tasarruf ve işlemlerin tesisinden ve icrasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağla”mak zorunda olduğu açıkça anlaşılmaktadır.
 “...Bir iptal davasında verilmiş bulunan yürütmenin durdurulması kararı (...); henüz ortada bir iptal kararı bulunmadığı halde, iptali istenilen idari tasarrufu ve onun sonucu olan işlemleri durdurur ve bu tasarruf ve işlemlerin tesisinden ve icrasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlar. Doktrinde genel olarak kabul edilmiş olan bu kural, yargısal içtihatlarla, uygulamada belirli bir biçimde yer almıştır. Aksi düşünüş tarzı, idari yargı kararlarının uygulanmaması gibi hukukun kabul edemeyeceği bir sonuç doğurur. Nitekim9.7.1966 gün ve E: 1965/21, K:1966/7 sayılı Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Dava Daireleri Kurulunun 14.1.1966 gün ve E:1965/470 sayılı kararı ile bu kuram kabul edilerek idari yargı kararlarının uygulanması sağlanmıştır. (...)” (D.3.Da., 9.3.1978, E:1978/151, K:1978/199, DD.32-33, s.207-211; Bu karar İDGK’nun 13.4.1978 günlü, E:1978/20, K:1978/26 sayılı kararıyla onanmıştır.)
HUKUKİ SEBEPLER         : TCK ve ilgili sair mevzuat
DELİLLER               : Ekte ibraz edilen belgeler, mahkeme kararları, yargısal içtihatlar, yemin ve yasal her türlü delil…
SONUÇ VE İSTEM           : Yukarıda açıklanan, kendiliğinden dikkate alınacak ve soruşturma aşamalarında ortaya çıkacak nedenlerden dolayı her bir şüpheli için ayrı ayrı değerlendirilme yapılmak suretiyle gerekli soruşturmanın yapılarak, kamu davası açılmasına karar verilmesini talep ederim.  
                                                                                                           Şikayet Eden
                                                                                                      (Ad- Soyad, İmza)


EKLER:
1)      Kimlik belgesi



[1] Söz konusu karar Yargıtay 5. HD’nin 28.6.2010, 2010/5649 E., 2010/12331 K. Sayılı ilamı ile onanmıştır. 

6 Şubat 2013 Çarşamba

YENİ BİR SÜREÇ BAŞLIYOR..


5 Şubat 2013 Salı

Ankara'nın sakinleri değil; Sahip'leri itiraz ediyor!.....

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
                                                                                                                             ANKARA                            
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 tarih ve 2205 sayılı kararı ile Karakusunlar Kd.7490 ve 7492 no'lu parseller de 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği onaylanmıştır. 18.01.2013 tarihi itibari ile de Başkanlığınızda askıya çıkartılmıştır.
Oysa söz konusu parsellere ilişkin, 29.11.2011 tarih ve 3438 sayılı karar ile onaylanan ve 23.12.2011 tarihinde askıya çıkartılmış 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği; Ankara 15. îdare Mahkemesinin; 18.07.2012 gün ve E:2012/233, K:2012/1197 sayılı karan ile; yapılmak istenen değişikliğinin KAMU YARARI TAŞIMADIĞINA, Parkın bütünlüğünün korunması için kamulaştırma aracının kullanılması gerektiğine işaret ederek, uygulamanın iptal edilmesine karar vermiştir.
Yukarıda ifade edilen mahkeme kararına rağmen belediye meclisi, ilgili parsellerin bir bölümünün üzerinde Kentsel Dönüşüm ve Gelişim kararı almıştır. Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı Sınırına bakıldığında, sınırların parklar ve yeşil alanlardan ibaret olduğu görülmektedir. Bu tablo Kentsel Dönüşüm ve Gelişim düzenlemesinin ruhuna ve amacına aykırılık teşkil etmektedir.
Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin; İmar Planı Değişikliklerinde Uyulması Gereken Esaslar Bölümünün 27 maddesinin 2. Fıkrasında ifade edilmiş olan; " İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Şeklindeki hukuki zorunluluk vurgulanmış olmasına karşın, plan bütününde söz konusu hükmün uygulanmadığı görülmektedir. Birlik parkının ve plan değişikliğine konu diğer parkların bütünlüğünün korunarak, kullanımlarının değiştirilmemesini talep ediyorum.
Yukarıda ifade etmeye çalıştığım hukuksal tespitler ve beklentiler doğrultusunda, Karakusunlar Kd.7490 ve 7492 sayılı parsellerde 1/5000 ölçekli nazım imar plan değişikliği onayına ait Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 tarih ve 2205 sayılı Meclis Kararına itiraz eder, 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili maddesine istinaden itirazımızın değerlendirilerek gereğinin yapılması hususunu bilgilerinize arz ederim.
Adı Soyadı     :
Adres             :
*
                                                                                                                            ANKARA
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 tarih ve 2207 sayılı kararı ile Karakusunlar Kd.7490 ve 7492 no'lu parseller de 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği onaylanmıştır. 18.01.2013 tarihi itibari ile de Başkanlığınızda askıya çıkartılmıştır.
Söz konusu uygulama imar planı; Birlik Parkının kullanımım daraltıcı niteliktedir. Bölgedeki aktif iki parkı ve bir kısım yeşil alanı tamamen Ticari Rekreasyon alanına dönüştürmektedir. Olası depremlerde güvenli alanları ortadan kaldırıcı bir yönü bulunmaktadır. Bölgede ki nüfus yoğunluğunu artırmaktadır. Hali hazırda yetersiz olan; alt yapı, sosyal donatı alanları ile yeşil alanların daha da yetersiz hale gelmesine etki edici bir nitelik taşımaktadır.
Yukarıda ifade etmeye çalıştığım tespitler doğrultusunda, Karakusunlar Kd.7490 ve 7492 sayılı parsellerde 1/1000 ölçekli uygulama imar plan değişikliği onayına ait Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 tarih ve 2207 sayılı Meclis Kararına itiraz eder, 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili maddesine istinaden itirazımızın değerlendirilerek gereğinin yapılması hususunu bilgilerinize arz ederim.
Adı Soyadı     :
Adres             :
*

                                                                                                                                            ANKARA
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 tarih ve 2201 sayılı kararı ile Karakusunlar Kd.7490 ve 7492 no'lu parseller Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı olarak onaylanmıştır. 18.01.2013 tarihi itibari ile de Başkanlığınızda askıya çıkartılmıştır.
Söz konusu karar, 5393 sayılı kanunun 73. Maddesinin (Değişik 17/6/2010- 5998/1.md.) birinci fıkrasına aykırılık teşkil etmektedir. Keza ilgili kanun maddesinin birinci fıkrası; Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alam Sınırları içerisinde kamu mülkünün bulunması halinde Bakanlar Kurulu Kararı şartını zorunlu kılmaktadır. İlan edilen bu sımr içerisinde belediye hissesinin de bulunması nedeniyle bu yasa maddesine aykırı bir işlem tesisi edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca bu smır; Birlik Parkının bütünlüğünü bozucu, kullanımım sınırlayıcı bir sonuç doğurmakla birlikte, bölgedeki iki küçük park ile yeşil alanları da ortadan kaldırıcı içerikli olduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda ifade etmeye çalıştığım hukuksal tespitler ve beklentiler doğrultusunda, Karakusunlar Kd.7490 ve 7492 sayılı parsellerde Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı sınır onayına ait Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 14.12.2012 tarih ve 2201 sayılı Meclis Kararına itiraz eder, 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili maddesine istinaden itirazımızın değerlendirilerek gereğinin yapılması hususunu bilgilerinize arz ederim.
Adı Soyadı     :
Adres             :